Bir konutta bahçe, çoğu zaman iç mekân tasarımı tamamlandıktan sonra ele alınır. Oysa teras, avlu ve açık oturma alanı, evin kullanım biçimini en başından değiştirebilir. İçerisi ile dışarısı arasındaki ilişkiyi yalnızca büyük camlarla kurmak yerine, hareket, manzara, mahremiyet ve malzeme sürekliliği üzerinden düşünmek daha bütünlüklü bir yaşam kurgusu sağlar.
Bahçeyi planın bir parçası olarak görmek
Salonun hangi yöne açıldığı, mutfaktan terasa nasıl ulaşıldığı ve giriş yolunun nereden geçtiği, peyzaj kararlarıyla birlikte ele alınabilir. Açık alanda yemek yemek, çocukların oyununu izlemek veya sakin bir köşede oturmak gibi alışkanlıklar, bahçenin işlevlerini tanımlamaya yardımcı olur.
Bütün bahçenin tek bir etkinliğe ayrılması yerine farklı kullanım bölgeleri düşünülebilir. Daha hareketli alanlarla dinlenmeye ayrılan köşeler arasında bitkiler, zemin değişimleri veya hafif kot farklarıyla geçiş kurulabilir. Bu ayrımların sert duvarlarla yapılması her zaman gerekli değildir.
Eşiği bir geçiş mekânına dönüştürmek
İçeriden dışarıya geçiş yalnızca bir kapı açıklığından ibaret değildir. Saçak altı, yarı açık bir teras veya gölgeli bir avlu, iki ortam arasında ara mekân oluşturabilir. Bu tür alanlar, evin dışarıyla ilişkisini farklı hava koşullarında sürdürmeye yardımcı olur.
Zemin tonlarının birbirine yakın tutulması görsel süreklilik sağlayabilir; ancak dış mekân malzemesi seçilirken kullanım koşulları ayrıca değerlendirilmelidir. Su, temizlik, yüzey dokusu ve uygulama detayları önemlidir. Aynı görünümü sürdürme isteği, her yerde aynı ürünün kullanılması gerektiği anlamına gelmez.
Mahremiyet ve manzarayı birlikte kurmak
Bahçeye açılan geniş bir cephe, dışarıyla güçlü bir ilişki kurarken komşu alanlara karşı daha görünür hale gelebilir. Bitkilendirme, pergola ve geçirgen sınır elemanları, manzarayı tamamen kapatmadan daha korunaklı kullanım alanları oluşturmaya yardımcı olabilir.
Bitki seçimi yalnızca ilk günkü görünüm üzerinden yapılmamalıdır. Gelişim biçimi, bakım ihtiyacı ve mevsimsel değişimi dikkate alınmalıdır. Zaman içinde büyüyen bir ağacın gölgesi veya yaprak döken bitkilerin farklı dönemlerdeki görünümü, açık alanın karakterini değiştirebilir.
Akşam kullanımını ve bakımı unutmamak
Bahçe aydınlatması, bütün alanı eşit derecede aydınlatmak yerine dolaşım çizgilerini ve belirli odakları görünür kılacak şekilde ele alınabilir. Oturma alanı, giriş ve yürüyüş yolları farklı ihtiyaçlara sahiptir. İç mekândan dışarı bakıldığında oluşan görüntü de bu tasarımın parçasıdır.
Açık alanın sürdürülebilir biçimde kullanılabilmesi için bakım alışkanlıklarına uygun bir düzen kurulmalıdır. Sulama, depolama, dış mekân mobilyaları ve yüzeylerin temizliği baştan düşünüldüğünde bahçe günlük yaşamın daha doğal bir parçası olur. Nitelikli bir dış mekân, yalnızca fotoğrafta güzel görünen değil, tekrar tekrar kullanılmak istenen bir yerdir.